27 Kasım 2010 Cumartesi

Kimsin?


Bilmiyorum ki...

En çok ne acıtır canını? yalan mı, iftira mı, haksızlık mı? yalnızlık mı?

Kim üzebilir,

Kim ve ne ağlatabilir seni? sevdiğin mi? annen mi baban mı? kardeşin mi? ölüm mü?

Hayatta en çok ne seversin mesela? Ne mutlu edebilir yüreğini?

Ya da dur!! Sevindiğinde mutlu oldugunda ne yaparsın? Hoplar mısın yerinde, çığlık mı atarsın? yoksa şaşırır mısısn?

Bilmiyorum ki en çok ne düşündürebilir, kim ve ne üzer seni?

Sesle haykıra haykıra ağlar mısın mesela? Yoksa sessizce gözyaşı mı dökersin?Kendi kendine kaldığında mı dökersin sakladıklarını? Ağladıgını görmelerinden sakınır mısın?

Yoksa sen güçlü müsün?

Ya da, benim gibi hala içi çocuk musun?

**

En çok neye kızarsın? Ne öfkelendirir seni? Ne kudurtur ne sinirden deliye döndürür? Yıkar parçalar mısın etrafı? Öfkeni saçar mısın her yana? Korkutur musun sevdiklerini?

Yoksa saman alevi gibi misin benim gibi? Çabucak siner mi göçer gider mi, çabucak unutuverir misin öfkeni?

Yürekli misin? sözünün eri misin, yoksa dönek misin?

Korkak mısın benim gibi? en küçük bir tıkırtıya kalkar mısın? yalnız uyuyabilir misin mesela zifiri karanlık bir odada?ya da ıssız... karanlık bir yolda yürüyebilir misin tek başına? ya da kör karanlıkta mezarlıgın içinden tek başına geçebilir misin? hiç tırsmaz mısın?

**

Bilmiyorum ki nelere gülersin? kahkaha atar mısın hiç bilmiyorum.. karda ayagı kayıp düşenlere güler misin mesela?fıkra sever misin? yoksa yüzü gülmezlerden misin?

Yemeklerden ne seversin? karnıyarık mı? bamya mı, sarma mı? yoksa kuru fasulyeyle pilav mı?

**

Kimsenin kimseyi tanıyamadıgı, hatta kendisini bile tanıyamadığı şu dünyada ben seni nasıl tanıyabilirim ki?

Hiç yorum yok: