5 Mart 2010 Cuma

sana dair...






Sana dair bildiğim,

Tüm doğruların yanına birer eksi koydum..

Pes ettim! Yenildim!

Kendimi değil;

Seni haklı buldum.



Sen ölmeye mahkumdun..

Ben bir nefes vermek istedim sadece sana..
can çekişiyordun..

Yakıştıramadım sana ölmeyi.. ne olursa olsun yaşamalıydın! Salakça bir panikti benimki..

Çok çalıştım uğraştım.. ağır bir sevgi işçisiydim..

Oysa senin, sevgiye dair verdiğin bir savaş yoktu!

Senin için,
sevmekle, sevmemek arasında bir fark yoktu nasılsa...

Nasıl olsa yaşayabilirdin...

var ya; aslında sen ölmüştün!

Sevgisizlikten ölmüştün!

Bir kaya kadar sertti yüreğin,


Saksıdaki çiçeğe yapışan bir solucan gibiydi cümlelerin..

içten içe bitiriyordu yüreğimdekileri.

Sana göre; küçücük bir solucandı işte nihayetinde ne olacaktı?

Ne zararı vardı?



"Anladım ki;" lerle dolu cümleler kurmak artık çok sıkıcı.

Fakat, yine de son kez anladım ki;

verdiğin kadar alamıyorsan,
yaktıgın kadar yakamıyorsan..
anladığın kadar anlaşıl(a)mıyorsan,
"sevgin kadar konuş" diyorsan,

Boşuna!

Sevgiye dair tüm bildiklerini unut! ne biliyorsan...
Bugüne dek tüm biriktirdiklerini çıkart at cebinden...

Duygu fakiri ol azıcık! azıcık katı ol!

Ve tüm doğru bildiklerinin yanına bir eksi koy!

Eksiler fazla çıktıysa eğer; bu senin suçun değil...

Ne yapacağını biliyorsun artık!

Bırak ölsün..

Hiç yorum yok: