18 Ocak 2011 Salı

komik adam...


Esprili ve çok komik bir adamdı. Olmadık bir anda espri yapıp onu kahkahalara boğuyordu. "Cem Yılmaz gibi adamsın" demişti ona bir keresinde kahkahalarının arasında. " O kadar komik miyim hakkaten" demişti adam da göz kırparak.. "Evet çok komiksin" demişti kadın...


"Kadınlar komik erkekleri severlermiş" dedi, adam. Demek doğruymuş... Güldü kadın..

"Bilmem her kadın için geçerli değildir belki "dedi, kadın.
Kadına gözlerini dikerek, "Ya sen? diye sordu adam. Kadın sustu..

Her görüşmelerinde arkadaşlıktan öte bir yerlere gittiklerinin farkındaydı kadın. Belki de ilk kez saatlerce birini düşünüyordu. Küçük şiirler, sevgi cümleleri, bazen komik fıkralar bile gönderiyordu adam kadının cep telefonuna.. Kadını şaşırtıyordu her seferinde... Ve bu onun daha çok düşünmesine sebep oluyordu.

Bir gün... Buluşalım" dedi, adam kadına.. "Buluşalım" dedi, kadın. Bugün gülmeyeceklerdi, bu kesindi.

"Bugün dananın kuyruğu kopacak"dedi kadın hazırlanırken kendi kendine...

*****

Bir parkta, ağaçlar arasında bir ahşap masaya oturmuşlardı... Her ağacın altında bir masa.. ve hemen hemen her masada bir sevgili.
El ele.. göz göze sohbet ediyorlardı.

Uzun uzun incelediler ilk önce onları sessizce. Kendileriyle kıyasladılar. Kendilerinde olmayan birşeyleri gördü o anda kadın onlarda. Hiç onlara benzemiyorlardı.. " Çok istedim oysa" dedi kadın içinden erkeğe bakarak. Olmadı galiba...

Erkek, konuşmaya nasıl gireceğini düşünüyordu tam tersi. Bugün hiç de komik ve hiç de konuşkan değildi.

Garson geldi o an elinde kağıt kalemle... ölü balık gözlerini dikti üzerlerine "ne içersiniz?" gibi soran gözlerle bakarak. İki kişinin verdiği siparişi unutabilir miydi? Aklının bir köşesine yazamaz mıydı? Sıcak, bol tarçınlı birer salep söylediler.

İçlerinde anlamsız bir sıkıntı... Kendileri yaratıyorlardı bu sıkıntıyı. Hiç gereği yoktu. Her şey öylesine apaçıktı oysa.
Bakıyorlar ve göremiyorlardı bugün birbirlerini. Işık yetersizdi.

İşte bu tuhaf duyguların arasında adam birdenbire soruverdi kadına.. Belki de hazırladığı konuşma bu değildi bilemiyorum. Elinde sürekli havaya atıp tuttuğu kibrit kutusuna dikmişti gözlerini.


Yani öylesine.. kayıtsız.. ve lakayt bir biçimde sordu .. "Sence biz neyiz?
-Nasıl biz neyiz?
-Yani durumumuz ne?
-Durumumuz? dedi, kadın şaşırarak.


Adam elindeki kibrit kutusunu habire havaya atıp tutuyordu.. Kadının içinden kibrit kutusunu alıp, uzaklara fırlatmak geçti..
- Yanii.. anla işte..
- Neyi?
- Biz... sevgili miyiz, değil miyiz?


Yuhh !! dedi kadın içinden. Evet bekliyordum da bu kadarını da beklemiyordum. hani; -sana doğru geliyorum, sana boş değilim ama bir birlikteliğe de hazır değilim, ben bağlanamam- bu tarz şeyler olabilirdi belki ama bu kadarına da pes!!

"Bunu bana sormayacaktın" dedi kadın içinden. Seni çok sevsem bile artık sana söylemem. Sen bize bir ad koyamıyorsan, sen yüreğini ortaya koyamıyorsan cesurca... kaçıyorsan korkakça ben sana cevap veremem!

Tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Üstelik arkadaşlıklarına da yazık olmuştu. Kadın kafasını sallayarak"keşke.." dedi.. hiç bozulmasaydı..

Zaman harcayarak kurulmuş birşeylerin, küçük bir dil darbesiyle yıkılmasından sonra, duyduğu acıyla, beklentilerinin hiçbir zaman büyük olmaması gerektiğini o an anlamıştı kadın..
-Bunu bana mı soruyorsun? dedi, kadın.-
- Evet..
-Sen bilmiyorsan ben sana söyleyemem.
-Ben bilmiyorum sen söyle dedi, adam pis pis sırıtarak.


"Yok, bu o değil" dedi kadın içinden. İyice hiddetlenmişti. yamuk bir gülümseme oturttu dudaklarına.Gözlerini hiç kaldırmadan, erkeğin yüzüne hiç bakmadan.. bir saattir önünde duran salepi hatırlayarak küçük bir yudum aldı telaşsızca.


-Neden gülüyorsun şimdi? diye sordu adam. Kadın gözlerini kaldırıp baktı.

Önceden olsa, baktığı gözlerdeki yeşile dayanamazdı.İçine ince bir sızı saplanırdı ve duyduğu o sızı hoşuna giderdi..

-Hiç.. üşüdüm dedi, kadın.
-Eee.. dedi, adam.
-Ne olduğumuzu merak ediyorsun ve bana soruyorsun tamam... biz seninle arkadaşız..
-Arkadaş mıyız?
-Evet..-
-İyi o zaman dedi, adam. Elindeki kibrit kutusunun işi bitmiş gibi masanın üzerine bıraktı.

Böyle durumlarda yan çizmek erkeklere has birşey miydi acaba?

Bu konuşma sahnesinden sonra film koptu..

****

Uzun bir aradan sonra,
-Ben nişanlandım.. diyerek aradı adam.
-İyi dedi, kadın..

Telefonu kapattığında ağlıyordu.

2 yorum:

Haşim Arıkan dedi ki...

Sadece komik değil trajikomik aslında değil mi? Sevgiler selamlar...

Yağmur zamanı dedi ki...

Haşim merhaba:)) eski bir dost yüzü görmek ne kadar güzel...