6 Ekim 2011 Perşembe

Yağmur Zamanı...



Ben; hiç yalnız kalmadım...
Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda
Yan yana, baş başa, el ele uyudum...
Masallar dinleyerek hayal kurmayı öğrendim.
Yalanlar söylemeyi hikayeler yazarken mi öğrendim yoksa;
yalanlar söylerken mi hikayeler yazdım bilemedim...

Köy düğünlerinde dümbelek seslerine eşlik ettim.
Kalabalık ortamlarda bulunup, kalabalık sofralara kaşık salladım.
Kaşığımı hoşaf suyunda yıkadım.

Dut ağaçlarını yere serilen bezlere silkeledim...
Can erikleri eteklerime gizledim.
Henüz olgunlaşmamış cevizleri taş üzerinde kırmaya çalıştım.
Elimin kırmızıya boyanışını hayretle gördüm...

Komşu bahçesindeki ağaçlardan ham elmalar çaldım...
Çocuktum, küçüktüm, sahici aşklara şahit oldum.
Ucu yanık mektuplar dinledim...

Harmandalı oynayıp diz kırdım...

Epey zaman oldu yarin bakışına vuruldum.

Gök alçaldı... alçaldı...
Şimdi Yağmur Zamanı...

Hiç yorum yok: