27 Ocak 2012 Cuma

Bizim zamanımızda...

Pencere pervazına mutlaka bi çiçek kondurulmuş, Kırmızı ışıklı evler sıcacıktı. Mutluydu. Kavgasız gürültüsüz mutlu bir aile tablosuydu. Herkesi mutlu mesut sanıyorduk. Zira biz mutluyduk. Çocukların psikolojisinin bozuk olmadığı, tecavüzlerin yaşanmadığı, kadına şiddetin duyulmadığı, ensest ilişkinin adını dahi duymadığımız, hapishanelerin tıklım tıkış olmadığı, milli bayramlarımızı büyük bir coşku ile kutladığımız... Her gün, her sabah sınıflarımızda bağıra bağıra " andımız"ı okuduğumuz, her hafta sonu ve her hafta başı istiklal marşımızı okurken gururla dimdik durduğumuz, öğretmenlerin önünde saygı ile eğilinen, mis kokulu bakkallardan alışveriş yaptığımız günlerdi. Okuldan çıkışta hemen eve gitmez yollarda oyalanırdık. Annelerimiz de bilirdi bunu. Eve geç kalışımızdan korkmazlardı, endişe etmezlerdi. Akıllarına başka bir şey gelmezdi. Şimdiki çocuklar bile biliyor artık her evin mutlu olmadığını. Zamanın eski zamanlardaki gibi olmadığını. Onlar bizim gibi hatırlamayacaklar mutlu mesut günler yaşandığını... Onların hatıralarında televizyonlarda izledikleri, Gazetelerde okudukları etraflarından duydukları bin bir olumsuz haberle beraber, Dışarıda bizim gibi özgürce ve korkusuzca zaman geçiremediklerini hatırlayacaklar. Şimdi bizim söylediğimiz, bizim kurduğumuz cümlenin aynısını kuracaklar çocuklarına... "Bizim zamanımızda!" diye başlayacaklar... "Bizim zamanımızda...." Çok yazık! fotoğraf/ 2che.me

Hiç yorum yok: