14 Şubat 2011 Pazartesi

Bir gün Alzheimer olursam eğer...


Sevgili'm...

Bir gün...
Eğer bir gün,
Her şeyi unutmaya başlarsam gün be gün...
Gözlerime baktığında
Sorgularsam eğer seni "kimsin?" diye.

Anlamsızca bakmaya başlarsam gözlerine...
Seni unutursam sevgili'm...

Üzülme... ağlama ne olur!

Bil ki;

Seni hafızamın en kıvrımlı,
En esrarengiz yerine saklamışımdır.

Sakın seni oradan çıkarmaya çalışma,

Bana,
Gözlerime eskisi gibi bak!
Ellerimi eskisi gibi tut...
Eskisi gibi sev beni!
Eskisi gibi dokun...


Unutma sen,

Ben senin sevgilin...

Ben senin iflah olmaz çocuğun...


******* **************

Alzheimer Derneği ve Novartis ilaç firması " Bir gün Alzheimer olsam..." başlıklı bir mektup çalışması başlatmış Sosyal sorumluluk projesi adı altında...

Pek çok ünlü; bir gün Alzheimer olsalar ve her şeyi unutsalar, sevdiklerine "son kez" neler söylemek istediklerini kaleme almışlar.

Bu mektuplar kitaplaştırılıp, Alzheimer Haftasında ücretsiz olarak dağıtılacakmış.


Ünlü değilim ve belki yazdıklarım bu kitaba girmeyecek ama benim hayat kitabımda yer alsın istedim.

Ve yukarıdaki mektubu yazdım.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Martı kanadına...


Bahar kokusu var sanki havada...
Gök ve deniz
Mavi esvaplarını giymişler bugün.
Bir bayram havası esiyor denizden.
Martılar çığırtkanlık yapıyor balıkçılara fütursuzca

Bir sevinç... bir kıyamet!

Ortalık insan kaynıyor...

Her şey o kadar güzel,
Ve o kadar net ki;
Her gün ve her saat sana yaklaşıyorum...

Bir martı kanadına sardım hasretimi sevgili'm!

Sana gönderiyorum...

2 Şubat 2011 Çarşamba

Sevgilim...


Yine

Sonbahar...

Yine

Hüzün...


Düşen her yaprakta

Yüzüm..

Yağan her yağmurda

Saklı gülüşüm...


Sana değil inan sevgilim,

Sonbahara bu küskünlüğüm...

Vazgeçiş...





Her gün

Bir mektup yazıyorum sana..

Sonra neden bilmiyorum

Vazgeçip yırtıyorum..

Ve sonra,

Sonra... başka bir gün yine....

En güzel, en yakıcı cümleleri kuruyorum!

Lakin, faydasız...

Ben bile artık sana inanmıyorum.

Yine eskisi gibi

Tıpkısının aynısı sözleri işiteceğimi biliyorum.

Belki de onun için..

Derdimi anlayamacağın için,

Beni anlayamayacağın için

Her gün

Ve

Her defasında

Yazdığım mektuplardan

Ve senden

Vazgeçiyorum...

Kör balıkçı...


Kör bir gecede,
Kör bir balıkçı ağ atıyordu denize..
İlmekleri kaçmış ağa
Kör balıklar tutunmaya çalışıyordu...

Dalgalı denizde hepsi başka bir yere savruluyor, birbirlerine ulaşamayışlarının sebebini anlayamıyorlardı...

Kör balıkçı ve kör balıklar kör olduklarını bilmiyorlardı!
Ve görmenin ne demek olduğunu da...

Hep geceydi
Hep karanlık...

Aydınlığı görmemişlerdi ki, güneşi tarif etsinlerdi...

Ne denizin mavisi,
Ne ağacın yeşili...
Ne balığın rengi,
Ne de balıkçının elleri...

Kördüler!

***
Kör balıkçının kör balıkları...
İlmekleri kaçmış ağlara tutunabilmek için çırpınıp durdular.
Gündüzü ve güneşi olmayan bir denizde
Dipsiz bir kuyudan ses bekler gibi
Kuyudan yukarı taş atılmasını bekler gibi
Kör balıkçının ağları dikmesini beklediler.

Uçsuz bucaksız denizde
Bir yanar bir sönerdi balıkçının feneri...
Ne balıkçı ağları dikebildi,
Ne de balıklar ağlara tutunabildi...

Kör balıkçının
Kör balıkları
İlmeği kaçmış ağlara tutunmaya çalışıp
Kör balıkçının kör balıkları olarak
Zifiri bir denizde yaşadılar sonsuza