25 Şubat 2012 Cumartesi

Fısıltı...

Ve;
Gün biter...
Gece biter...
" Seni seviyorum.."
Bir dua gibi,
Dilimde...
Kulaklarımda...

21 Şubat 2012 Salı

Guguk kuşu

Çok eskilerden
Çok eski bir dosttu,
Her bahar gelir,
Benimle konuşurdu.
Yine aynı şeyleri sordum,
Cevap verdi..
Yine sordum yine cevap verdi..
Bu aramızda eski bir oyundu.
Ben yine o eski çocuk oldum,
O çocukluğumun guguk kuşu...

19 Şubat 2012 Pazar

kocaman bir dünya



tahammül sınırları kısaldı.
"işine geliyorsa..ve
"bana ne"cilik zamanı.
dünyanın merkezi olduk her birimiz.
kimseyi dinlemez olduk,
"biz" dik "ben" olduk...
her şeyi kısalttık..
kısalttık...
ayrı dünyaların insanı olduk.

 ziyaretlerimiz artık bir kahve içimi..
aşklarımız bir mevsimlik..
arkadaşlıklar da öyle..
dostluklar bir çelmede yıkılıyor.
dünya yıkılmış kimin umurunda?
yaşasın "ben"cillik...

anlatımlarımız ise öyle uzun uzadıya falan değil.
kısa cümleler kurmayı ve okumayı seviyoruz. 
bir kaç kelime ile yetinir olduk.
daha uzununu okumaya zaman yok.
Uzatmaya gerek yok.
"Leb" demeden leblebiyi anladık.


yakında bi yığın kısa cümle içeren kitaplar çıkmaya başlar...
az ve öz..
özlü sözler gibi...

"koskoca dünyada,
herkes biraz aldatılmış..
herkes biraz yalnız kalmış..." 2che.me






6 Şubat 2012 Pazartesi

Hadi..

                   Hadi,
  Birbirimize güzel şeyler söyleyelim...
     "Seni seviyorum" diyelim mesela...
  Mesela teşekkür edelim..
            Ve hatta,
Kırdıysak birbirimizi özür dileyelim...

Hadi,
Hadi birbirimize
                 Güzel şeyler söyleyelim..
Şiirler okuyalım...
                 Şarkılar söyleyelim,
Ama ne olur...
Yalanlar söylemeyelim.




5 Şubat 2012 Pazar

Mum gibi



Ne zaman yere düşsek hayaller kuruyoruz birbirimizi kaldırmak için.. geçmişi... geleceği bir değnek gibi kullanıyoruz yeri geldiğinde.

Bu sürekli mutsuzluğumuzdan kaynaklanmıyor elbette. Çocukken sokakta oynarkenki düşüşlerimize benziyor tıpkı. El veriyoruz hayallerimizle. hayallerimize dahil ediyoruz birbirimizi.. ağlarken şeker uzatırlardı ya hani büyükler elimize..

Büyüklerin şekeri hayalleri oluyor bir yerde..

Hayallerimiz kırıla kırıla yaşıyoruz.. ne zaman hayal kırıklıgına uğrasak başka hayaller kuruyoruz.

Görünmeyen bir duvara, görünmeyen resimler çiziyoruz aklımızın ince kıvrımlarında... içimize çiçekler dikip, hayallerimizle besliyoruz onu büyütene dek.. bir gün umutsuzluktan öldüğümüzde tekrar deniyoruz... içimize sevinç dolduran umutlandıran, yaşama itekleyen.. gözümüzün içine ışık yerleştiren.. eline şeker tutturulmuş bir çocuk gibi mutlu olmak için kendimize şeker veriyoruz hayaller kurarak..

.. Küçük bir taşa takılmayla beraber yere düşer gibi olmak ve bir yere tutunmaya çalışmak..

Ya da farklı bir boyuta taşınmak...

Çölde susuzluktan yanıp kavrulurken, gürül gürül akan bir şelale görüp altında yıkanıp arınmak gibi hayal kurmak..

Ne olursa olsun, rüzgara karşı ateşini sürdürmeye çalışan bir mum gibidir insan.. 

O ateşi ya bir el söndürür...  

Ya da ışığı ile birlikte yana yana tükenir gider...
Her şey öyle ağır gelir ki bazen...
kaldıramazsın....




fotoğraf/ 2che.me

4 Şubat 2012 Cumartesi

Yağmur...


yağmur ince bir sızı gibi içime işliyorken,
 ben sana doğuyordum...
yıllar yılı
 ellerinde büyüyecekti yüreğim,
bilmiyordum..