28 Haziran 2013 Cuma

gün

Gelsen yine,
Sussak yine,
Bakışsak yine...

Günü devirsek
Güneşi doğursak yine!..

26 Haziran 2013 Çarşamba

zaman...

Bir bakarsın,
Ayaklarının götürmediği,
Zamanın sürüklediği yerdesin...

Bu öyle bi rüzgardır ki,
İtiraz edemezsin.

25 Haziran 2013 Salı

kalpsiz


"insan" insan, olarak değerlidir.
gözlerinin rengi, saçının uzunluğu, gülüşü...
dişlerinin yamukluğu ya da düzgünlüğü..
boyunun kısalığı ya da uzunluğu...
burnunun büyüklüğü ya da eğriliği...
şişmanlığı ya da zayıflığı..
bacaklarının çapraz duruşu ya da sütun gibi oluşu önemli değildir.. 

fiziksel rahatsızlığı da olabilir,hormonal bozukluğu da olabilir..
hatta hiç eğitim almamış da olabilir. Asıl önemli olan sol taraftakidir. 
İşte o çok önemlidir...
kalpsiz olmak, çaresiz bi hastalık gibidir.

18 Haziran 2013 Salı



                      seni ilk gördüğüm zaman,
adını biliyordum zaten.
__aşk_tın sen...




                                                Ömrü'm;

___ Ömrüne 
Ömür katsın
Ömrüm...
Gelincikleri bile bir başka salınır,

 

Toprağını sevdiğim memleketimin....

Bazen





                          hep aynı olmuyor işte,
duygu dünyanda farklılıklar yaşayabiliyorsun.
bazen kapanıyorsun dört duvar arasına,

hiç kimse gelmese,
hiç kimse kapımı çalmasa,
hiç kimse ile konuşmasam diyorsun.

evindeki muslukla,
gün boyu elinden düşürmediğin kahve fincanınla,
başını koydugun yastıkla konuşmayı tercih ediyorsun.

eşyaların dost oluyor sana bir nevi,
onlar susuyor sen konuşuyorsun.

hep aynı olmuyor işte,
bazen sırtlanıp çantanı yol almak istiyorsun.
adını bile duymadığın yerlere gitmek,
adını bile bilmediğin insanlarla konuşmak istiyorsun.
insanlar ilgini çeker oluyor bir anda..
insanlarla haşır-neşir olmayı sever oluyorsun.

bazen işte, o da bazen...

aşk...





                             "aşk dedi; öyle kalp çarpması
ayak dolanması falan değil...
onlar gelip geçici helecanlar.

aşk, başka bi şey..


kulakları duymayan ninem, dedemin dizinin dibine oturup elini şakağına dayar,
dudaklarının kımıltısına bakardı.
dedem elini okşardı.
bi şey isterse de duymayacak diye ninemin ödü kopardı...

aşk işte böyle kocaman bi şey,
bedenin dışına taşan, sevgiyle katlanan..."

kimbilir belki ben de ninem gibi olurum

Uçurtma..








                                                 kendi gökyüzüm olduğu zamanlar da vardı 
amma velâkin, 
benim hiç
uçurtmam olmadı... 

rüzgara doğru koşarken,
dizlerim yara almadı.

Düş..








sen, 
gördüğüm en güzel düş'tün..
düş'ümden,
kalbime düştün...






 

Anne....

Annelerin kalbi kocamandır..
Onlar her şeyi kalplerine sığdırabilirler...

Acıyı da... sevinci de,
Sevgiyi de... ölümü de! 
Yani; yaşama dair her şeyi kalplerinde aynı anda barındırabilirler...

Onlarla birlikte bi ömür yaşayabilirler
Ve onlarla birlikte bu dünyadan çekip giderler...


Rüya

Tuhaf bi rüyaydı... 
Kendimi uzaktan izliyordum film gibi.

Karanlıktı ama görebiliyordum.
Dar, uzun... tünel gibi bi yerdeydim tek başıma.
Yol bomboştu ve yürüyordum.
Önümde ardımda benden başka hiç kimse yoktu hiç kimse..

Kendimi küçücük görüyordum.

Sonra o bomboş yolda birden biri belirdi karşımda,
Yüzsüzdü...
Yüzü yoktu...

Bana ardımı göstererek dedi ki;
"Geri dön,...."

Baktım...

O kadar yol gelmişim geri dönmek akıl kârı değil.

Ama dedim, demek ki dedim; henüz zamanı değil gitmenin, yürümenin...
Eğer buraya dek gelmişsem bunda da var bi hayır.

Gelirken gördüklerim... duyduklarım yaşadıklarım...

Hiç diretmedim, döndüm.

***
Zaman o zamana erdiğinde insan,
Bilirmiş, anlarmış onun kendine müstehak olduğunu.
Ne yaşanacaksa yaşanır,
Kalan kalır,giden gidermiş...

unutmadım...

" ben hayata seni sevmekle başladım...
güldüm, 
ağladım, 
koştum, 
nefes nefese kaldım,
yoruldum..
tıkandım...

ama; seni,
seni sevdiğimi,
Ve senin beni sevdiğini hiç unutmadan yaşadım..."

Aşk gibi...

--aşk--gibi gelir bazı şeyler...
ansızın... 
hiç aklında yokken,
talepsiz ve zamansızca...

-"aşk" gibi gelir bazı şeyler.
ansızın...
hiç aklında yokken...

"aşk" gibi doğar içine
"aşk olsun!" dersin,
aşka karşı gelemezsin.


Yaşamak...

Ihlamur hala çiçeğe duruyorsa,
Hala yeşeriyorsa kuru bir ağaç,

Gövdesinden, 
Güneşe doğru el veriyorsa 
Tazecik bir filiz...

Hala bir zeytin dalında ise barış
Özgürlük güvercinin kanatlarındaysa...
Kuşlar uçabiliyorsa hala karanlıkta..

Ve; hala el-ele yürüyebiliyorsak yağmur altında..
Kökü kurumadıysa aşkın.. sevginin...

Sebepsizce yaşamak lazım...

Kukla




 Düşünmek yasak..
Konuşmak yasak...
Yazmak yasak...
Yürümek yasak,
Öpüşmek yasak...
İçmek yasak...

O yasak,
Bu yasak...

Ne duruyorsun?
Durmak yasak !

" İnsan"lıktan çıkmadan,
İplerimizden kurtulma zamanı....